çizim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çizim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2021 Salı

çizim güncesi - 15 eylül 2021

 buraları iyice boşlamışım, huh?

bu ara eskizlerimden epey memnunum. geldiğim nokta, tüm bu süreçte gösterdiğim gelişim bana inanılmaz geliyor. pratik yapmak büyük fark yaratıyormuş gerçekten.

böyle devam diyelim o halde...












20 Mayıs 2021 Perşembe

fırtına tanrıçası







fırtına tanrıçası

dinle duamı

dindir içimdeki azgın rüzgarı


fokur fokur kaynıyor kanım

denizin dipsiz dalgalarıyla

birbirine giriyor dalga ve yağmur

göğsüm gürlüyor çağıltısıyla

ağzımdan şimşekler çıkartmak istiyorum 

kara uzayın boşluklarına

ellerim karanlığı yarsın

haykırayım yokluğun avlularına

ateş ve kan kusayım yedi gün yedi gece

su ve ateş buluşsun cızırdayan bedenimde

zıtlıklara hükmedip bir simyacı olayım

evren itaat etsin ruhumun iradesine


ben ki parmaklarımdan ateşler çıkartmıştım

yoklukta varlık bulup dağılanı onarmıştım

çölde su, suda ışık, gökte yağmur yaratıp

evrenin boşluğunu desenlerle donatmıştım

neydi benim kudretim, aniden ortaya çıkan?

nerede kaybettim onu

neydi cinsi, adı, tadı

tenimi okşayan ısısı

göğsüme vuran neşesi

güzel bir şeydi güç parmaklarımın ucunda

muktedirdim ben, anlayandım

neydi o deli güveni, aniden içimde yeşeren?

ne vakit kaybettim onu,

-neden, neden, neden, neden-

şimdi havayı kokluyorum

onu yine duyayım diye

cızırtılı yanık kokusu

saçımın havaya dikilişi

kol tüylerim diken diken

bir kelimeyi unutmuş gibi kötü bir tat var ağzımda

gözümü sımsıkı yumup onu görmeyi bekliyorum

o bir anlık parıltı

asla tutunamadığım

gökleri gürleten şimşeğin

sahipsiz parıltısı


yardım et bana fırtına tanrıçası

duy sesimi ve yakarımı

açmak istiyorum yeniden

gözümü en çılgın manzaralara

koşmak istiyorum doyasıya

benden giden her ne varsa

hepsini geri istiyorum

kaybımı geri ver bana

ben yaşamak istiyorum.


2 Ağustos 2020 Pazar

çizim günlüğü - 2 ağustos 2020 - ve bir şiir




dark night,
street lights,
we were walking - your hand in mine

as we kissed:
my heart burst open
giving birth to a thousand fireflies.

they became
a thousand moments between you and me
a thousand touches that left shiny marks on my skin
a thousand words to build small nests in my mind, digging deep
claiming every little hole in my worn out soul

a thousand - it's just a number
vast, but finite



bu kadar cringey şeyler yazdığım için üzgünüm :D nedense kalbimden çıkan ateş böcekleri imgesi gözümde canlandı ve bunu söze dökmeye ihtiyaç duyduğumu hissettim. şiir yazan biri değilim, ingilizce yazmak (akademik makaleler dışında) alışık olduğum bir şey değil. fakat bu sahne aklımda bu şekli aldı. kötü bir forma bile olsa kendimi ifade etmek beni rahatlatıyor, bir şeylerin içimde birikmesini engelliyor.
 
her ne kadar kendime itiraf etmekte zorlansam da bazı duygularımın etkisi altındayım şu anda. güçlü bir etki ve geçmiyor. normal hayata dönememeyi kötü hissetmek için bir bahane olarak kullanmak istemiyorum. her gün farklı ve beni mutlu edecek bir şeyler yapıyorum, ama bazı anılar zihnime yuvalanmış durumda, yok edemiyorum. onlar yokmuş, hiç yaşanmamış gibi davranmaya çalışıyorum (her ne kadar sağlıklı olmadığını bilsem de) ama işe yaramıyor.

öte yandan bunları tamamen hatırlamama ve duygularıma kapılmama izin verirsem bununla nasıl baş ederim bilmiyorum. bu ihtimalde görebildiğim tek şey depresyon ve üzüntü. kendimi tamamen buna teslim edemem.

okulu ve insanları çok özledim. o dinamizmi, her gün bir şeyler yaşanacağını bilmeyi... şu anda bir sürü yeni deneyim yaşıyorum, ama hepsi bir vakumun içerisinde gerçekleşiyormuş gibi hissettiriyor insanlarla somut bir temasım olmayınca. böyle hissedince de bana sağlanan imkanların ve yaşadığı güzel anların değerini bilmiyormuşum gibi geliyor.

neyse, yine buraya duygularımı döktüm :p hadi hayırlısı.


27 Haziran 2020 Cumartesi

17 Mayıs 2020 Pazar

çizim günlüğü 2 (ve gelincikler!)


yine bir şeyler çizdim. geçen gün de aşağıda tarla gibi bir yerde ablamla dolaşırken gelincik gördük - en sevdiğim çiçek türü! bana nasıl gelincikten "gelin" yapıldığını gösterdi, çocukluğunda çok yaparlarmış. minik uzaylı kadınlara benziyorlar.

bugün karantinada zor bir gün geçiriyorum :(
keşke her şey düzelse